Psikoterapi

Neden Kendimizi Hep Benzer İlişkilerin İçinde Buluruz?

19 Ekim 2026 · Klinik Psikolog Aleyna Aktaş Çifttur

Bazen hayatımıza giren insanlar değişir ama ilişkilerimizde yaşadığımız duygular pek değişmez. Bir ilişkide yeterince önemsenmediğimizi hissederken başka bir ilişkide yine anlaşılmadığımızı, sevilmediğimizi ya da yalnız bırakıldığımızı düşünebiliriz.

Farklı insanlarla, farklı zamanlarda benzer kırgınlıklar, hayal kırıklıkları veya çatışmalar yaşadığımızda kendimize şu soruyu sorabiliriz: “Neden hep aynı şeyleri yaşıyorum?”

Aslında ilişkilerimizde tekrar eden bu deneyimler yalnızca karşımızdaki insanlarla ilgili olmayabilir. Geçmiş yaşantılarımız, kendimiz ve diğer insanlar hakkında geliştirdiğimiz inançlar, yakınlık kurma biçimimiz ve duygusal ihtiyaçlarımız da bugünkü ilişkilerimizi etkileyebilir.

Peki, farkında olmadan geçmişte öğrendiğimiz ilişki biçimlerini bugün de sürdürüyor olabilir miyiz?

Tanıdık Duygular, Tekrarlayan Döngüler

Hepimiz sevilmeye, anlaşılmaya, önemsenmeye ve güvende hissetmeye ihtiyaç duyarız. Ancak bu ihtiyaçlarımızı nasıl ifade ettiğimiz, karşımızdaki insanlardan neler beklediğimiz ve ilişkilerimizde karşılaştığımız zorluklara nasıl tepki verdiğimiz birbirinden farklı olabilir.

Örneğin bir kişi, partnerinin kendisine yeterince zaman ayırmadığını düşündüğünde terk edilme korkusu yaşayabilir. Bir başkası aynı durumda üzülse de bunun ilişkisinin sona ereceği anlamına gelmediğini düşünebilir.

Benzer şekilde, bazılarımız bir tartışma sırasında duygularını açıkça ifade edebilirken bazılarımız karşısındaki insanı kaybetmemek için sessiz kalmayı tercih edebilir. Kimimiz ise incinmekten korktuğumuzda kendimizi duygusal olarak geri çekebiliriz.

Bu tepkiler her zaman yalnızca o anda yaşadığımız durumla ilgili değildir. Bazen bugünkü bir olay, geçmişte deneyimlediğimiz tanıdık bir duyguyu yeniden harekete geçirebilir.

Çocukluğumuzdan itibaren kurduğumuz ilişkiler, kendimize ve başkalarına dair düşüncelerimizin şekillenmesinde önemli bir rol oynar. Duygularımızın yeterince anlaşılmadığı bir ortamda büyümüşsek yetişkinlikte de ihtiyaçlarımızın önemsenmeyeceğini düşünebiliriz. Sevgiyi kaybetmekten korkmayı öğrenmişsek ilişkilerimizde sürekli güvence arayabiliriz.

Şema Terapi, geçmiş deneyimlerimizle şekillenen ve zamanla ilişkilerimizi etkileyebilen bu köklü düşünce, duygu ve davranış örüntülerini anlamamıza yardımcı olan yaklaşımlardan biridir.

Bazen kendimizi korumak için geliştirdiğimiz davranışlar, farkında olmadan aynı döngünün devam etmesine neden olabilir.

Böylece kendimizi korumaya çalışırken aslında kaçınmak istediğimiz duygularla yeniden karşılaşabiliriz.

Tanıdık Olan Her Zaman İyi Gelen midir?

Bazen bize iyi gelmediğini bildiğimiz ilişkilerin içinde neden kalmaya devam ettiğimizi anlamakta zorlanırız.

Oysa bir ilişkinin tanıdık gelmesi, mutlaka sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Geçmişte alıştığımız bazı ilişki biçimleri, bizi mutsuz etse bile tanıdık geldikleri için onlardan uzaklaşmakta zorlanabiliriz.

Elbette her ilişki sorununun kaynağı geçmiş deneyimlerimiz değildir. Bazen gerçekten ihmal edildiğimiz, anlaşılmadığımız, ihtiyaçlarımızın karşılanmadığı veya sınırlarımızın ihlal edildiği ilişkiler yaşayabiliriz. Dolayısıyla tekrar eden ilişki döngülerini fark etmek, yaşadığımız bütün sorunların sorumluluğunu kendimize yüklemek anlamına gelmez.

Burada önemli olan, ilişkilerimizde kendimizi nasıl hissettiğimizi, neye ihtiyaç duyduğumuzu ve zorlandığımız anlarda nasıl tepkiler verdiğimizi anlayabilmektir.

Aynı Döngüyü Değiştirmek Mümkün mü?

Uzun zamandır alıştığımız ilişki biçimlerini değiştirmek her zaman kolay değildir. Bazen bir davranışımızın bize iyi gelmediğini bilsek bile farklı davranmakta zorlanabiliriz.

Ancak bu döngüleri fark etmek, değişim için önemli bir başlangıç olabilir.

Bir tartışmada neden bu kadar incindiğimizi, kendimizi neden sürekli açıklamak zorunda hissettiğimizi veya ihtiyaçlarımızı dile getirirken neden suçluluk yaşadığımızı anlamaya çalışabiliriz.

Kimi zaman bu soruların cevaplarını kendi deneyimlerimiz üzerine düşünerek bulabiliriz.

Bu sorular her zaman kolay cevaplanmayabilir. Değişim çoğu zaman bu duyguların neden ortaya çıktığını anlamayı, onlarla baş edebilmeyi ve ilişkilerimizde yeni davranış biçimlerini zaman içerisinde deneyebilmeyi gerektirir.

Kimi zaman psikoterapi süreci de ilişkilerimizde tekrar eden örüntüleri ve bunların ardındaki duygusal ihtiyaçları daha yakından tanımamıza yardımcı olabilir. Geçmişte yaşadıklarımızı değiştiremeyiz ancak onların bugünkü ilişkilerimizi nasıl etkilediğini anlamak, farklı seçimler yapabilmemize alan açabilir.

Belki de kendimize yalnızca “Neden hep aynı ilişkileri yaşıyorum?” diye sormak yerine, “Bu ilişkilerde kendimi nasıl hissediyorum, neye ihtiyaç duyuyorum ve bundan sonra neyi farklı yapabilirim?” diye sormak da iyi bir başlangıç olabilir.

Kaynakça

  1. Young, J. E., Klosko, J. S., & Weishaar, M. E. (2003). Schema therapy: A practitioner’s guide. Guilford Press.
  2. Young, J. E., & Klosko, J. S. (1993). Reinventing your life: How to break free from negative life patterns. Dutton.

Bu yazı yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez.

Scroll to Top
WhatsApp Hemen Ara